Şah, mat olur..Vezir, iki kere ölür.
Hayatı her bir şeye benzetebiliyoruz, birazda satranç gibi aslında..(tek fark satrançta duygulara yer yoktur, ya hayatta ne kadar olmalıdır?)..hamleni yaptığında karşıdan gelecek tehlikeyi hesaba katıp bir de sonrasında atacağın adımı düşünmen gerekiyor ki tökezlemeyesin..
Etrafımızda da fil gibi çaprazdan, at gibi aniden önüne kıvrılan, kale gibi dümdüz direk riyasızca giden ve piyonlar gibi olur olmaz her yerden karşına çıkıp ayağına dolanan insanlar vardır. Ve eğer sen şah isen mutlaka hemen yamacında seni koruyacak, gözünü kırpmadan tehdit ve tehlike anında önünde duracak birde vezirin var demektir.
Bu vezir çok güçlüdür, aklını kullandığında hiçbir taş (insan) önünde duramaz.Ama öyle bir an gelir ki şahı mat olacakken kendini feda etmelidir, ederde . O an çok duygusaldır aslında. Ya feda olur yada belki bir süre daha şahını korumaya devam edebilir.
Vezir yitirildiğinde şah tek başına kalır. Ona faydası olacak Diğer taşlarda muhtemelen ortadan yok olmuştur, bir kaç sarsak piyonun ise faydadan çok zararı olabilir..
ve veziri olmadan şah(bence) hiçbir şeydir. İleri geri sağa sola attığı amaçsız adımları onu kaçınılmaz sondan kurtarmaya yetmez çoğu zaman.
Bu ikili kaybeden tarafsalar, ayrılmaları kaçınılmazdır..bir anlamda ayrıldıkları için kaybetmişlerdir zaten..(suç vezirin midir daha fazla direnemediği için..)
Ve sonunda siyah şah, mat olur..
Oyun kaybedilir.
Vezir bir kere daha ölür.