Dün akşam flash diskimi karıştırırken neredeyse iki sene önce içine attığım bir ton ıvır zıvır resim ve müzik buldum. Birden o zamanlara döndüm, kötü olmayan hatta güzel hisler uyandırdı bende birazda içim burkuldu. Her ne ise bulduğum fotoğraflardan birkaçında amatör halime rağmen mayalamış olduğum yoğurt vardı. Hatıra diye daha çok da ispat için fotoğrafını çekip saklamış olmalıyım :)
Bazıları için basit bir şey olsa da evde yoğurt yapmak bence ciddi uzmanlık istiyor. Helsinki deyken birden heves gelmişti sorup soruşturmuş ama bilimsel veriye ulaşamamıştım mayalama ile ilgili. Tek söylenen sütün sıcaklığını serçe parmağınla kontrol et ne sıcak ne soğuk olmalı hafif yanmalı parmağın :)
1 lt lik kutu süt ile denemelere başladım, sütü kaynama aşamasına gelene kadar ısıttım. Kaynamaya başlarsa besin değerleri eksiliyormuş. Sonrasında serçe parmağımı defalarca süte sokup yanarak ölçüm yapıyordum. 1 lt süt için bir çorba kaşığına yakın yoğurt kullanıyordum. O yoğurdu süt ile çırpıp tatlı sıcaklıktaki süte karıştırıp hemen ağzını kapatmak ve etrafını sarmak gerekiyor süt hemen soğumasın diye. Yaklaşık 5 saat kadar kapalı kalan sütümüz uykudan uyanınca yoğurt olmuş oluyor :)
İlk denemelerimde çok sulu hatta cıvık bir yoğurt elde etmiş üzülmüştüm. Bu işi fena halde hırs yapmıştım. İnternetten yaptığım araştırmada sütün sıcaklığının yanılmıyorsam 40 küsür derecede olması gerektiği gibi bir şey okumuştum. Sonunda aradığım bilimsel bilgiye ulaşmanın sevinciyle tekrar mayalama işlemine giriştim. Sütü kaynatıp sıcaklık derecesini ölçmek için içine ateş ölçtüğümüz civalı termometreyi soktum. Tabi sokmamla patlaması bir oldu :))
Sütün içine civa ve cam parçaları saçıldı. Kısa süreli şoktan sonra çok güldüm kendime. Tam yurdum insanı modundaydım :)
Toplam 3_4 deneme sonrasında bu gördüğünüz muhteşem taş gibi az sulu yoğurdu mayalamayı başarmıştım. Hayatımda beni bu denli mutlu eden nadir şeylerden biri olmuştu. Başarmıştım. Şimdi bile bu satırları yazarken aynı hazzı hissettim :)
Sanki ilk defa ben keşfetmiştim sütün uyuyup yoğurt olma mucizesini..
Unutmadan ekleyeyim, yoğurdun mayalandığı gün hiç ellemeden buzdolabına alırsanız ertesi güne iyice kıvam aldığını görebilirsiniz .Demek sadece hırs yapmışım kendime layıkıyla başarınca da o günlerden sonra bir daha bu işle uğraşmadım..
Burada da hatıra olarak kalsın istedim sevgili canım yoğurdumun :)
Fotoğraftaki yoğurt kabını görünce aklıma Helsinkide aldığımız yoğurtlar geldi. Bizim Türk yoğurdunun kabının üstünde, pala bıyıkları en az 20 cm olan yaşlı köylü bir adam, Yunanlıların yoğurdunda ise yaşlı cadıya benzer bir kadın resmi vardı :)
Ben bile Türkiye’de o tip pala bıyıklı adam nadir görmüşken Avrupalı her gün o yoğurt kabında bize yakıştırılan bir tiplemeyle bizi görüyordu!.
Hani derler ya pirinç pilavını iyi yapan, tüm yemekleri iyi yapar diye, bu ne kadar doğru bilmiyorum ama kadının hası yoğurdu böyle mayalar deyip :)) mutlu hafta sonları diliyorum..