
27 Aralık 2011 Salı
Biscolata erkeği Türk olursa

20 Aralık 2011 Salı
pembe mezarlık istemem
Dağılın artık da gidip tabutuma uyuyayım dedi..canlı renkleri ne kadar severdi oysa ki..şimdi bakmaya dayanamıyordu..beynini gözlerini midesini yoruyordu..tek renk siyah, karanlıktı..
gözlerde aralıklı bulutlar..
sevmek, onun iyiliği için usulca kapıyı açmaktı, gidebilmesi için..gitmesine izin vermekti..
pembe ağırlıklı bir odada arka arkaya pembe mezarlığı dinliyordu. hava kararmış..içeriden aksam yemegi hazırlıgı sesleri geliyordu..yıllar sonra yine ailesinin küçük şımarık pamuklara sarılıp sarmalanmıs kızıydı..tekrar himayelerine alınmış..
pembe bir mezarlık asla istemezdi hatta bir mezarlık...hiç bir zaman sevmedi bir yere tıkılıp kalmayı..mikro parçalara bölünüp denize serpilmeyi tercih ederdi..
bu aralar üzülüyorum kendime..yorgunum..yorgun..yorgun..yorgun..
battaniyem nerde..yeniden yatmak istiyorum..
don omar, danza kuduro bile coşturamıyor beni..
durum vahim :)
...bu yazımda yorum görmek istemedim..yayınlamadığım beş yorum için teşekkür ederim...
22 Kasım 2011 Salı
Birine Bakmıştım..
haber alt baslıgından sonra sunlar yazıyordu..
Uzun renkli atkımı dolayıp boynuma yeni yağmış taze karın üzerinde yürümek istiyorum..çok şey değil yani hepsi bu..yine bir fransız filminin içinde olmak..başrol değil, bir figüran yada belki bir dekor olarak..
ayaklarımın altında kıtırdaması ne güzel, botlarımın bıraktıgı izlere bakıyorum o sırada yolun kardan temizlenmiş kısmından bisikletli bir adam geçiyor başında kasket kolunun altında bir gazete ile..sokaklar çok boş..
geçen hafta yorganı başıma çekip hıckıra hıckıra ağladığım geceyi düşünüyorum, herkesten cok kendimin bu işe şaştıgını..
yaşlanıyorum diyemeyeceğim..bu ondan daha öte bir şey..güçsüzlük, ölüm döşeğinde olmak gibi..
bütün her şeyi, kustuğun yerleri temizleyecek bile halinin olmaması..
karlı yolda ilerliyorum, kulağımda bir ağıt..acıklı bir şarkı..az ilerde küçük bir yer var kapısında cıngırak..sırf kapı acılıp kapandıgında o sesi duymak için içeri giriyorum..tipik bir fransız kız..kahkülleri boynundaki fuları..ben ise hangi millettenim dahası insan mıyım neyim onu bilmiyorum..tarcınlı çöreklerin kokusu bas döndürücü..bir kaç tane alıp oturuyorum..koklayıp koklayıp dışarı cıkıyorum..yıne kapıdaki cıngırak sesini duyuyorum..bu hoşuma gidiyor..
bu filmde bir şey eksik akordiyon sesi..
bu filmde çok şey eksik..
sabah mutlu uyanmak, iştahla yemek yemek ne güzeldir..
bu ıssız sokaklarda bir kaç köpekten başka bir şey kalmıyor hava kararmak üzere..
artık geri dönmelisin diyor bir ses..
de nereye döneceğim..
dizlerimin üzerine çöküp oturuyorum, kibritçi kız gibiyim..sabaha karşı tebessüm etmeyi umuyorum..
ünlü yazarın son kaleme aldıkları, basında geniş yer buldu..Bisikletli kasketli adam her yerde aranıyor..
27 Ekim 2011 Perşembe
İşte son okuduğum kitaplar (kinyas ve kayra....)

Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tarafından çok daha iyi işlenmişi. Sol dirseğimin iki parmak yukarısındaki kurşun yarası. Bileklerimdeki otuz dört dikiş. Medeniyeti bir aralar, herkes gibi yaladığımı kanıtlayan apandist ameliyatımın izi. Ve sırtımı çok, hızlı yaşlandım! Ancak hayattayım.Kayra, bir gün bana 'Mutsutluğuna hiçbir çare aramıyorsun' demişti.
Bu acayip bir kitap..sürükleyici elinizden bırakmak istemeyeceğiniz..tek kelimeyle manyakça sanki tüm ruh hastalıklarını içinde barındıran :) Kinyas ve kayra tek bir kişi mi bir dünya insan mı ayrımını yapmak okuyana kalmış. Uçuk kaçık film vari bir kurgusu var..kinyas ve kayra imkansızı yaşarken beyin ölümlerini gerçekleştirmeyi istiyorlar..
Kürk mantolu madonna..
Sabahattin Ali'nin sanırım kırk elli sene önce yazdığı yapı kredi yayınlarının 2008 de tekrar gündeme getirdiği harika bir kitap..çok beğendim..bittiğinde üzüldüm..ince ve içli bir anlatım..
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor; rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum 'Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulanmadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına dair, yanıtlaması zor sorular soruyor.

Kayıp gül
Serdar Özkan'ın bu kitabı 44 dilde 50 yi aşkın ülkede yayımlanmış..Türklerin küçük prensi diye lanse edilmiş..martı..simyacı..küçük prensi sevenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap deniyor..ancak ve ancak ben bu kitapta hiç o lezzeti alamadım..bu kitabın 50 ayrı dile
çevrilmesini şaşkınlıkla karsıladıgımı söylemeliyim :) kitabın özeti her şeyin özü içinizde klasiği :) otur sıfır hahahhah
AŞKIN GÖZYAŞLARI
şems tebrizi ve hz mevlana olmak üzere iki ayrı kitaptan oluşuyor..Ramazan atmosferinde okuduğum iki kitap..şems tebriziyi anlatanı daha cok begendim..bence okunmalı..
Yalnızlık aşkın vekâletidir. Ölüm aşkın kefaretidir.
Her aşk bir baş götürür. Bu kez baş veren Şems olmuştur.
Elimde okunmamış bir sürü kitap var ama cezbedici değil..Bu okuduğum kitapları önerileriniz üzre seçmiştim..
yeni önerileri bekliyorum..
Bir Allahsız bir Kitapsız kalmayalım :)))
19 Ekim 2011 Çarşamba
içimizi yaktınız, helak olun inşallah

13 Ekim 2011 Perşembe
'kalbime koydum seni'
bir nişanda babanla dans ediyordunuz, kırmızı bir elbisen vardı..baban sürekli müzisyenlere para dağıtıyordu..(ah babam en iyi yaptığın işlerden biri de buydu:) işte o anda..yıllar geçti göremedim, yanacıklarından öpemedim..
dedi, ağlamaklı sesiyle Bedia Teyze..biraz önce..babaannemin dayısının kızıymış, yeni öğrendim tam olarak..utandım..söz verdim ilk fırsatta geleceğim, kızımıda yanıma alarak dedim..
çok duygulandım, nasıl tatlı bir ses nasıl içten kibar bir hanımefendi..
annem gitmiş yıllar sonra yanına ankara küçükesattaki evine, telefonu uzattı Bedia Teyzeye..
kalbime koydum demek ne kadar güzel bir söylem..
uzakta hiç bilmediğin birinin seni sevmesi, hatta hayranın oldum demesi.. yani tuhaf belki biraz komik geliyor yaşlı bir kadının muhtemelen ben 15 16 yaşlarındayken beni görüp..sevmesi..
şimdi o nişan gecesine gidiyorum..eskiden melbo vardı kızılayda tam meydanda bir teras katında..orada dans etmiştik..babalar ile kızlarının dansları hep asil ve özel gelmiştir bana..utanıp sıkıldığımı hatırlıyorum bu danslar esnasında..
nerden nereye..
umarım çok gec olmadan Bedia Teyzeye kendimi tekrar gösterebilir onun söylemiyle yanacıklarımdan öptürebilirim..hafif kabarık kırmızı elbisem ve saçlarımdaki bukleler çokk uzun zaman öncesinde kalsa da..
babalar, kızları, hiç bilmediğimiz bizi 'kalplerine koyan' insanlar..yüzümle beraber yüreğimi tebessüm ettirdi..
11 Ekim 2011 Salı
burdayım..ya siz?
3 Haziran 2011 Cuma
Sabah hangi şarkıyla uyanmak istersiniz?
"Güne başlamak istediğin şarkı nedir? Tek bir tane ama her gün çalsa bıkmayacağım dediğin şarkı."
Fazla düşünmedim, hiç bıkmayacağım huzur ve neşe veren çok sevdiğim Erol Evgin'in 'sevdan olmasa' şarkısını seçtim..
ara ara hababam sınıfını anımsatıyor dinlerken :)
Sen olmasan Mahmuttt ah bu çile çekilmez :))
Sen olmasan ah bu hayat çekilmez, diye düşüneceğiniz birilerinin olması dileğiyle..diyerek yazımı noktalayacağımı düşündüyseniz yanılıyorsunuz :)
sevdiklerimiz hep yanımızda olsun ama bağımlı olmaya karşıyım..O olmazsa ölürüm biterim demek yok..hayat her şekilde çekiliyor..
asist olmuyorum bu konuda kimseye paslamıyorum..sabahları uyanmak istediğiniz şarkı varsa yorumlara bırakabilirsiniz..
şarkıya geçiyoruz, haydi ellerrr, mutlu hafta sonları :)
27 Mayıs 2011 Cuma
Güne iyi başlama şarkısı 5 (seve seve nereye kadar:)

Sami - Seve Seve / Yeni klip 2011 video.mynet.com
hayat hep sana madik atıncaister istemez üzülüyorsun
makara yapıp içine atıp
dostya düşmana takılıyorsun
unutma dünya yalancı hancı
döner dolaşır biter her acı
leyleği havada görünce durma
hemen yola çık arkana bakma
sözü ve müziğiyle felsefe içeriyor hayata dair :)) hele videosu :)
güne iyi başlatması da cabası..
çok sevdim..dinliyorum..
boşverr, at çöpe gitsin günümdeyim..
**Sami'de şirinlik abidesi ^-^
23 Mayıs 2011 Pazartesi
Şampiyonnn FENERBAHÇE......
29 Nisan 2011 Cuma
Al hançeri kadınım, vur ben öleyim..
Mimin Konusu: Şu an kendi ruh halinizi anlatan, bir ezginin melodisiyle ya da bir şiirin satırlarıyla ya da bir veciz sözle ya da bir resimle aktarınız.
Dün akşam üzerinden itibaren ruh halim tam olarak da bu :)
Fatmagül ve Kerim'in birlikte söyledikleri bu muhteşem ege türküsü..'evlerinin önü mersin' (kendi sesleri olduğunu da belirteyim)
Kerim (Engin Akyürek) ve Fatmagül (Beren Saat) yıllar önce bir oyunculuk yarışmasının birincileri ve bu dizide orada olduğu gibi yanyanalar..Özellikle Kerim'in oyunculuğunu alkışlıyorum..O nasıl güzel bakış ve gülümseyişler..aşk budur dedirtiyor :)

Tıklanma rekorları kıracağından eminim, buyrun dinleyelim :)
30 nisan 2011..not: öngörüsü yüksek biri olarak rekor kıracağını söylemiştim :) dün sayfamı 1065 kişi ziyaret etmiş. Bu benim için bir rekor. Bu 10 65 kişinin ortalama 800-900'ü google dan bu başlığı aratarak gelenler..dün ilk yayınladığımda google ikinci sayfadan çıkarken şu anda birinci sayfanın başlarındayım :) bu ziyaretler halen akın akın devam etmekte..Başarı elbette dizinin bu sahnesinde ama bu videoyu izlemelerinde aracı olduğum için de ayrıca çok mutluyum :)
13 Nisan 2011 Çarşamba
Penceremde Gün batımı..

30 Mart 2011 Çarşamba
Hayatınızın kitabı hangisi?
24 Mart 2011 Perşembe
Perdemin gerisindeki adamlar :)
perdemin gerisinde iki tane adam var ki çok severim ikisini de :)
biri dünya ahiret kardeşim ismail yk :) diğeri de Rize'nin yakışıklı uşağu davut güloğlu..kroluksa kroluk..seviyorumm ulennn :)
Karadeniz aşkım zaten almış başını giderken Güloğlu'nun bu iki şarkısı da tuzu biberi oluyor.Biri mutlu ederken diğeri yüreğimi titretiyor.Son günlerde sıkça dinliyorum banadair arşivime eklemezsem olmaz.
davut güloğlu 2009 - bir daha
Genlerimde uzaktan yakından karadenizlilik yok ama olmasını çok isterdim. Ani parlayıp sönmem, neşem, esprili halim, deli dolu ve içi dışı bir olmam bazen jetonumun geç düşmesi tipik karadenizli özelliklerini taşıyor :) ve mutluyum bu halimle.
Dört bir yanım iç anadolu kültürüyle sarılmışken ben doğu karadenizin bir köşesine ilişmek ve orda kalmak öyle yaşamak için neler vermezdim.
Rize ayder yaylasından bahsetmiştim daha önce..mekanların şehirlerin enerjileri olduğu söyleniyor buna inanıyorum. Bazı yerlerde huzursuzken bazı yerler ise nerdeyse nirvanaya çıkartıyor insanı :)
benim için ayder öyle bir yer. Her şeyi unuttuğum huzuru içime çektiğim bir yer. Herkesin bir defa da olsa görmesini istediğim..Belki bir zaman sonra kısmet olur oralarda yaşamak.
perdelerimin gerisinden haberler şimdilik bu kadar :)
23 Mart 2011 Çarşamba
Aklımın SON durağında..
göz gözü görmez bazen..her şey öyle bulanıktır ki..bırak önünü kendini göremezsin. Ama sonra ne olur..mutlaka dibe çöker tortulaşır bulanmışlıkların..tekrar bulanması için ani minik bir hareket bile yetebilir.Bunu bilerek yaşamaya başlarsın.
misafiriz ve umduğumuzu değil bulduğumuzu yiyiyoruz çoğu kez.
hayat işte, deyip üstünkörü geçerken.
yine bazen içindeki boşluk etrafındakinden büyük olur. O zaman düşünmeye başlarsın.
içinden çıkanları..oyukları, girdapları..sonunu göremediğin yollara nasıl pervasızca attığın adımları..gemisini kurtaran kaptanları..rengarenk ama nefessiz kalmış rüzgargüllerini..
ne bu şimdi?
bir ikindi vakti çay ve kek olmadan..öylesine..böylesine aklımın son durağında inmeyip bekleyenler..
18 Mart 2011 Cuma
Güne iyi başlama şarkısı (4)
Bakıyorum da herkes yorgun..bahardandır, bahardan!
bu şarkı duruma el atıyor..
birde Oktay Rıfat'ın şu dizelerini düşünüyorum son günlerde..
'mutluluk çimen gibidir bastığın yerde biter, yalnızlık gittiğin yoldan gelir...'
14 Mart 2011 Pazartesi
Eflatun'u dinlediniz mi?
nadir albüm alan biriyim ama eflatun'un kini istiyorum. Bir çok şarkısını dinledim. Hepsini beğendim. Özellikle buraya ekleyeceğim'şarap' ve 'günahlar işliyorum' şarkısını..
şarkılarda böyle kaliteli şiirsel sözlere rastlamak her zaman mümkün değil.
kendisini kutluyor, teşekkür ediyor ve sevgilerimi sunuyorum :)
iğne atsan yere düşmez tenhalardayım diyor..başka bir şarkısında ise gündüzlerinin zifiri aydınlık olduğunu..edebiyatındaki çarprazlık tam benlik benim tarzım..
hüzünlenirken ruh dinlenir mi? evet bu şarkıyla olur..
11 Mart 2011 Cuma
6 Mart 2011 Pazar
Kel Caillou ve mükemmel ailesi




Bu arada şu yasak masak işleri can sıkıcı ama yasaklar ne içindir, çiğnemek :)
bloggerlar büyük sekteye uğradı, blogumu ortalama 200 kişi ziyaret ederken 60 a düşmüş..bu sayı elbette önemli değil ama google üzerinden arama yaparak bloguma gelenler artık ulaşamıyor. Asıl ben onlar için üzülüyorum :)
Takip ettiğim bir çok blog hala aktif, bu sevindirici..
veee kimler burada bir yoklama alalım :)
uzun süreden sonra kocaman bir merhaba..
26 Ocak 2011 Çarşamba
Hoşçakal der gibi bakmak..
yaş deyince evet 5 gün sonra tam 33 yaşıma giriyorum..enteresan bir sayı. söylenirken dudakların aldığı şekil gibi :)
yıllar çabuk ilerlesede ruhun bir köşe başında sokak lambasının altında pek fazla değişmeden kalıyor.
99'un 31 ocak gecesi yani benim doğum günü gecemde ölmüştü Barış Manço. Ertesi gün öğrendiğimde yürüdüğüm yol boyunca ağlamıştım. Ondan üç ay önce de babam ölmüştü. O gün babam tekrar öldü gibi hissetmiştim. Barış Manço'da çocukluğum babam belki de mutlu anların lokmaları gizliydi.
Hala rahmetle anar çok severim kendisini..en sevdiğim şarkılarından birini de paylaşmak istedim..'gibi gibi'
Hoşçakal(ın) demiyorum..der gibi bakıyorum sadece..
21 Ocak 2011 Cuma
Anılar 09
pc çöktü. Kaçıncı kez başarabildim bunu bilmiyorum :) mecburen epeydir elimi sürmediğim lap top'un başına geçince ne tuhaftır ki ilk aklıma gelen bu şarkı oldu. Oysa uzun süre kahrımı çekmişti bu makine hatırlatacak bir çok şeyi olmasına rağmen o ilk olarak bu şarkıyı çaktı beynime.
Pc başına geçince ilk iş bloğuma ve mailime bakmaktır hemen akabinde istem dışı Gülben ergen oguzhan koç diye arama yaparken buldum kendimi :) sanırım bu makineyi kullandığım en son günlerde deli gibi günde bilmem kaç defa arka arkaya bu şarkıyı dinlediğim için.
Buna benzer şeyleri herkes yaşıyordur muhtemelen..
Oğuzhan Koç'u zaten severdim ama bu şarkısı ve vokaliyle taht kurdu gönlümde :)
'giden günlerim oldu'
Gelecek günlere içelim!
Şimdi neskafemizi..