6 Ekim 2009 Salı

Gecelerden gece beğenemedim..

Yağmurun kokusu var kendisi yokken, uykunun ağırlığı var gerçekliği yokken, bir gece beğenmek istedim kendime..

‘henüz doğmamış ayın aydınlığı, gözlerindeki ışıltının anavatanı’ dediğin benimse ‘yolculuklar romantik yapıyor insanı’deyip güldüğüm bir akşamın (bu akşamın) gecesini beğenmek istedim belki de..
Masaüstüne sürpriz şekilde düşen bu şarkıyı neden her dinlediğimde gözlerim doluyor ve dahası çok çok ağlamak istiyorum..arabesk kıvamdaki stepne duygularımı körükleyip çiftlik kavşağından dönüyorum sanki, babamın arabasında..Babam deyince şimdi şu an küçük bir çam ağacının titrediğini hissediyorum yüreğim gibi..

Gecelerden geceyi, bu geceyi beğenmekti isteğim ama olmuyor..
Şarkı devam ediyor,ve biz kavşaktan bir türlü dönemiyoruz..
Hüznümün promili yükseliyor..
Dur diyemiyorum..

11 yorum:

dwarfwaves dedi ki...

evet bazı şarkılar rahat bırakmazlar bizleri..şarkının içindeki sözleri hayat yaparlar..beni de minik parçalara bölen şarkılarım var..ama zaten bana ağlamak olsun...

Elçince dedi ki...

ah şu şarkıların gözü kör olsun...

Karakutu dedi ki...

bense her geceyi beğeniyorum, istiyorum şarkılarla titreyen yüreğim bir an önce kendine gelsin.

Velvet Vamp dedi ki...

bu aralar artık sadece hareketli parçalar dinliyorum : )

bu arada ben yazamıyorum, yazamıyorum, yazamıyorum :( niye böyle oldu bana bilmiyorum, bana yardım et :(

Funda dedi ki...

Berrinim içindeki duyguları bir şekilde de olsa dilegetirbiliyorsun ne güzel ben ise Velvet Vampın da dediği gibi yazamıyorum yazamıyorum yazamıyorum :((

Aylin Zeynep dedi ki...

Dur demek elindedir belki de ama demek içinden qelmiyordur,atmosferine alışmışsın belki:))

Berrin'deniz' dedi ki...

dwarfwaves, ağlamayı sevmiyorum..sık ve çok aglamam zaten. ama bu peşimizi bırakmayan sarkılar aglatabılıyor ıste..tesekkur ederım yorumun ıcın..

elçin, olsun be :)

karakutu, yorumunu okuyunca..'ben her gece sarhoşum derdimden böylee' şarkısı geldi aklıma. hatta o gece beni aglatan sarkıda buydu:)tesekkur ederım..umarım bır an once yuregın kendıne gelır..

velvet, aslında ben bu aralar cok az dınlıyorum..hareketlı yada slow ama ağır şarkılara takılırsan otomatıkman sana bır seyler yazdırabılıyor.
yazma ıstegımı zaman zaman bende yıtırıyorum. bırak yazmayı agzımdan tek bır soz cıksın ıstemıyorum. bırıkıyor bırıkıyor o zehır ıcımde. cok sancılı oluyor o dönem. zamana bırak. sende bu yazma dehasının oldugu cok acık. ruhunda hucrelerınde var. ve demlenıp demlenıp yazmaya devam edeceksın. sadece bekle..

fundacım, ozledım yazılarını..bır sey yap ve sadece o anı yazmayı bır dene.
hatta bır kadeh ıcıp dene bunu :)) sana ıyı etkısı oldugunu bılıyoruz bunun hahahah
epey özleştik degıl mı:)

aylıncım, belkıde haklısın..ama bılkı atmosferde hava basıncı ıyıce dusuyor..yenı maceramız bır uzay mekıgınde olsun:) ıstıkamet jupıter..goze en parlak gorunen o oldugu ıcın..

Adsız dedi ki...

Filler mezarlığında fil ölüleri. Ve belki birkaç da şiir bulursunuz.
Ki o şiirler kendi ölümlerini sezen
Birer kuğuydular kuytu sularda ...
A.T.

çam ağacının titremesi geçti mi ?

Berrin'deniz' dedi ki...

kendi ölümümü sezecek olsam o titreyen çam agacının oraya giderim..ilginç ki, orası tamda insan mezarlığında..
ve o çam bugün olmadığı kadar titremiştir..
9 ekim 98..adına..

yorum için teşekkürler..

bir masal anlatsam dedi ki...

bak berrin sen ağla.ama benide ağlatmak gibi bir zorunluluğun yok.
içimi sızlattın gerçekten.
ben ağlamak için yağmur yağmasını beklerim.

Berrin'deniz' dedi ki...

bir masal anlatsam, bende hep yağmur yağdığında birinin..birilerinin..ağladığını düşünüyorum..