1 Ağustos 2009 Cumartesi

hediye kitabım ÇÖL ÇİÇEĞİ

Waris Dirie, çölde göçebe bir yaşam süren ve kızların sünnet edilmesi gibi gelenekleri hala uygulamakta olan Somalili bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi. On iki yaşına geldiğinde, yaşlı bir adamla evlendirileceğini öğrenince, çöldeki ailesini terk ederek kaçar ve onu önce Afrika’daki arkabalarına, oradan Londra’ya ve sonra da ünlü bir model olacağı Amerika’ya götüren ilginç yaşam yolculuğu da başlamış olur.Gündüzleri Naomi Campbell gibi ünlü modellerle çalışan Waris Dirie, aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in bir insan hakları elçisi olarak görev yapmaktadır. Fakat o yine de, geceleri, terk etmek zorunda kaldığı vatanı Somali’deki basit yaşamın özlemini çekiyor. Kadınların genel olarak, kendi ayakları üzerinde duran özgür bir birey olma çabası karşısında karşılaştıkları sorunlar, yokluklar ülkesi olan Afrika’nın çöllerinde yaşandığında, çok daha çarpıcı ve öğretici bir deneyim haline geliyor. Waris Dirie, bu sorunlarla nasıl başettiğini anlatarak, ister Afrika’da olsun, ister gelişmiş ülkelerde, benzer sorunlarla karşılaşan tüm kadınlara ışık tutuyor. Dirie’nin öyküsü aynı zamanda, yılmadan çalışıldığında, insanın her istediğini elde edebileceğini de gözler önüne seriyor ve herkese, dirençli ve çalışkan olma konusunda bir ders veriyor.Waris Dirie’nin çarpıcı yaşam öyküsünü anlatan bu kitap, on bir ülkede aynı anda yayınlandı ve hemen beyaz perdeye uyarlama çalışmaları başlatıldı.

Bloglar arası hediye kitap etkinliğine katılmıştım sanırım 6 ay kadar oldu. Bana bu kitabı ordanburdanhayattan gönderdi. Bu hafta içi dört gecede severek ve merakla okuyup bitirdim. Özellikle biyografi tarzı kitaplardan hoşlananlar daha bir sevecek kitabı.

Kitabın tanıtımında da yazdığı gibi belkide kitaptaki en çarpıcı kısım Somali'de ve diğer bazı müslüman ülkelerinde kızların sünnet edilmesi. Yılda iki milyon kız çocuğunun bu vahşete maruz kalması. Kitapta detaylarıyla nasıl ilkel şartlarda bu olayın gerçekleştirildiği ve sonucunda enfeksiyon veya kanamadan ölmeyip hayatta kalan kızların ilerleyen zamanda yaşadıkları fiziksel ve psikolojik sorunlar da anlatılıyor.
Waris, inançlı, şanslı ve bu şansı kullanmayı bilen cesur ve akıllı biri.
Somali'de geçirdiği çocukluk yıllarında hiç bir teknoloji olmadan saat ve tarih kavramını dahi doğaya bağlamış açlık sınırında kalabalık bir aile olarak yaşayıp birbirlerine sokularak açıkta yıldızlar altında yatan, hayatlarını hayvanları için su bulmaya adayan, yağmur bulutu peşinden koşan yinede kendi dünyalarında mutlu..

Aklımda kalan bir cümle var..'olumsuz düşünmezdik. Olumsuz düşünmek enerjinizi alıp götürür. Oysa bizim bu enerjiye ihtiyacımız vardı' gibiydi bu cümle..
Zorluklar içinde yaşayan insanlar daha mutlu oluyor galiba..Kendi küçük dünyalarında ufacık mutluluk kırıntılarını bile biriktirip büyütebiliyorlar.

Helsinki'de yaşarken çok sayıda Somalili görüyordum. Biz Türklere benzer yanlarıda vardı..mesela, metroda yada alışveriş merkezlerinde gürültülü şekilde konuşmak ve gülüşmek gibi :) yada çocuklarının ele avuca sığmaz kural tanımaz halleri gibi :) ve kadınlarının selamlaşmak için yanaktan üç kere şap şup öpüşmeleri gibi :)) Bunun dışında en belirleyici özellikleri ise hepsinin aynı kokmasıydı. Yanınızdan geçtiklerinde açıkçası benim ve tanıdığım hiç kimsenin haz etmediği çok ağır bir kokuları vardı. Parfüm mü özel bir sabunmu bilemiyorum. Bir arkadaşım evlerinde tütsü kullandıklarını bunun kokusu olabileceğini söylemişti. Şimdi bile burnumun direği sızladı kokuyu anımsayınca:) O kocaman gülümsemeleri ve bembeyaz dişleriyle neşeli gürültücü yanlarıyla hayata tutunmuşlardı. Eminim bir çoğumuzdan daha mutlu olarak.

Okunası hatta unutulmayacak bir kitap..Almasını bilene çokk ders var içinde.
ve tekrar teşekkür ederin ordanburdanhayattan'a..

7 yorum:

vatan ve millet dedi ki...

selam nasılsınız.inşalah iyisinizdir.siteme beklerim

Aylin Zeynep dedi ki...

Berrin'cim uzun zamandır okumayı bırakmıştım,bugün aldığım iki kitapla yeniden adım atacağım,heyecanlıyım gerçekten tuhaf bir duygu bu nedense...

Senin blogundan da alacağım bikaç kitap ismi yok değil elimdekileri bitireyim de...

Öpüyorum.

Yasmin dedi ki...

Oh oh ne güzel sevgili berrin yeni bir kitap daha katmış , yaşamımıza.Çok teşekkür ederiz berrin en kısa zamanda okuyacağım, okumaya başladığım an.Havalardan ara verdim sanki biraz.Yine yüreğinden gelenleri bizimle paylaşmışın.Bizim siteyede bekleriz kahve pasta ikram ederiz :) yolun bu taraflara düşerse.İyi hafta sonları diliyorum.

shadow dedi ki...

yaşanmış bir hayatın peşinden gitmek,empati dedikleri hali bürünüp kostümlerin üzerimize uygunluğunu denetlemek..
ve çok sonra anlarız vurulduğumuzu.

Zeugma dedi ki...

Sıradışı bir konusu varmış kitabın. Hemen alınıp okunulası türden.
Üniversitedeyken arkadaşlarımız yurttaki Somalili ve Nijeryalı erkek öğrencilerin tuvalete yalınayak gidip geldiklerini anlatırlardı :))
Onu anımsadım birden :))

Onur TAŞDEMİR dedi ki...

en yakın zamanda sipariş edeceğim malum Niğde küçük olduğu için her kitabı bulamıyorum ve internetden sipariş etmek zorunda kalıyorum.

bir de Acaba benim neden hiç haberim olmuyor bu etkinliklerden anlayabilmiş değilim. Çok galesiz olduğum içindir belki :D

neyse bir daha böyle güzel şeyler olursa bana da haber verirseniz sevinirim...

benim elimde de sağlam kitaplar var yani =))

sevgilerimle...

Özlem dedi ki...

bu kitabı bir ablamın evinde farkederk okumuştum.inanılmaz etkileyici ve sürükleyiciydi.
dediğiniz gibi sünnet olmaları okurken bile tüylerimin diken diken olmasına neden oldu öyle etkilenmiştim ki nasıl böyle bir şey olur diye sorguladım hep.peki ya orda yaşayanlar?düşünmesi bile korkunç...
çölden kaçma macerası ve naomi ile tanışmaları her şey büyük bir olaydı.
bıkmadan tekrar okuyabileceğim bir kitap