29 Temmuz 2009 Çarşamba

<< yıllar >>

insan bir şehri bir insanı belkide bir kitabı elinden bırakırken, düşünmeli ve hatta bilmeli geriye döndüğünde onu aynı şekilde bulamama ihtimalini..insanlar şehirlerden daha çabuk eskiyor..değişiyor. bazen de avucunun içindeyken yada sen öyle zannederken değişmeye yitmeye gitmeye başlıyor. Farkına vardığındaki burukluk çürümüşlük hissi şiddetli mide bulantısına sebep oluyor. Hemen ardından o şehri o insanı yada o kitabı ilk gördüğün anları düşünüyorsun, öylece uzaktan izleyip ışıklarını, içinde yol almazken ki haline özeniyorsun..ve yine insan en kolay kendini kandırabiliyor. kanmaya hazır ve istekli olduğu için..bıraktığın şeyi aynı şekilde bulamazsan bir daha da bulamıyorsun..kaç dağı üst üste vursan, kaç şehri bir biriyle çarpsanda olmuyor.bir kere bırakıp gittin mi, eskisinin yanından bile geçmiyor.




Henüz daha kompozisyonumun giriş bölümündeyken, eski bir şehre yaptığım otobüs yolculuklarının vazgeçilmeziydi Harun Kolçak'ın 'yıllar' şarkısı. O zaman yıllar geçmemişti..şimdi kompozisyonun gelişme hatta düğüm bölümündeyken hala etkiliyor bu şarkı.

Dönemem dönemem artık
Geriye dönemem
Yaşadım doludizgin
Yorgunum çok dönemem..

12 yorum:

bulut dedi ki...

Çok iyi bilirim o duyguyu; bıraktıklarını, bıraktığın gibi bulamamanın tattırdığı hayal kırıklığını. Uzun zaman sonra gittiğim bir şehirde daha önce yaşadıklarımı rüya zannedip, yıllar önce dostum dediğim şimdinin yabancı yüzlerini...
Yine çok iyi ifade etmişsin, şarkı da deyim yerindeyse 'cuk oturmuş'

ilham perisi dedi ki...

Berrin ne yaptım ..Ben bu adamın şarkılarını çok severim çok duygulandırırı beni..Günün bu saatinede duygulandırdın beni..Bide gece dinlesem kimbilir ne ederim ..

İçimden geldi seni seviyorum .. Tam olmasada kalbini hissediyorum..


Evet doludizgin yaşadım ve bi dahada geriye dönüşüm olmayacak ...Hem de hiç..

LoLLa dedi ki...

yorgunum dönemem. .
ne de güzeldir. .

ay kopuğu(köpüğü) dedi ki...

ve yorulmak ne zordur dinlenmesi.. yorgunluktan uyuyamaması..

Aylin Zeynep dedi ki...

İşte insan bişeyleri bırakırken,döndüğünde aynı bulamama ihtimalinid düşünmeli;düşünmeli ki döndüğünde burulmasın...

Ama hepimiz en ufak detaylarda dahi yaşamışızdır değil mi bu burukluğu?

Not:mail atacağım ama bir türlü yazamadım,en sonunda teknolojinin diğer harikası telefonu kullanacağım hatuncum,bilgine:)

Berrin'deniz' dedi ki...

bulut; herkes yasayabiliyor bu burukluğu. sende cok guzel ıfade etmıssın. tesekkur ederım..

peri; yorum bırakman ıyı oldu. bende epeydır merak edıyordum senı. blogunun yorum kısmını kaldırmıssın. ulasamıyordum. yenıden ac bence yorumlara. takıp edıyorum yazdıklarını.
bende senı sevıyorum:) kalbımı tam olarak hıssetmen ıcın ne yapabılırım bılmıyorum :)
dolu dızgın yasayıp bır daha gerıye dönemeyecek bır kova daha gormek belkı bıraz ferahlatıcı:)

lolla; tesekkurlerr :)

ay kopugu; yorgunluktan uyuyamamak ıllet bır sey..hayatım boyunca 3 5 defa yasadım bunu..
tesekkur ederım..

ve aylın; 4 gozle beklıyorum maılını(roman)ı :))
tamam tamam telefonda olur..elini cabuk tut yazmakta, bu aralar ıkıncı bır tatıl turuna hazırlanıyorum gıtmeden bılgıleneyım bari heheh

Aylin Zeynep dedi ki...

benim hayatım dallası geçti,gün geçmesin ki yeni olaylar eklenmesin:)en kısa zamanda mail geçeceğim,ya da yarın ararım kısa da olsa:)

Adı Aylinnnnn tırınınımmmmm:))

Yasmin dedi ki...

Evet yaşamın erozyonu bu olsa gerek.Geçmişde günü yaşarken, yürümüş olduğumuz tozlu topraklı, çukurlu yolları , bu gün asfalt görmek bazen içimizi acıta biliyor.Otlu, toz toprak yolları eskiyi özlediğimizi o anların daha güzel olduğunu hissettirebiliyor.

shadow dedi ki...

korkarım bir başkası olduktan sonra yine bir başkası,ardından bir başkası daha ola ola ilk kimliğimizin güzelliğine dönebileceğimizi düşünmek boş bir iyimserlik.
sorarım kendime en çok kim suçlu? terk eden mi yoksan edilen mi?
hainlerin en büyüğü kim? her fırsatta bize ihanet edip duran kendimiz mi? dönüp bakın geriye kaçımız aynı kaldık?
en nihayetinde kandırmayalım kendimizi. şehirler geçer gider ışıkları kalır geriye bir süre sonra solgunluğa yazgılı.

Aylin Zeynep dedi ki...

Hayata dönüş mü desem kendi dönüşüme:)))
Öpüldünnn:)

Zeugma dedi ki...

Parça çok güzel .Etkileyemeyeceği insan yoktur. Hani ''damar'' mı ne diyorlar ya, işte öyle :)

Berrin'deniz' dedi ki...

aylın; evet hayata dönüş..yine yeniden :)

yasemin; yaşam erozyonu sevmediğin bir şehirde yaşamak..demek..ve inandığın şeylerin aslında ne kadar temelsiz olduğunu görmek..demek..

shadow; hainlerin en büyüğü evet kendimiziz..

zeugma; evet hakiki damar :)