3 Ekim 2008 Cuma

Öykü'nün Öyküsü VII

Biraz uzun, biraz kısa, çokça umut ve özlem dolu zamanın ardından Suna’dan gelen ‘alacakaranlık’ başlıklı maili görünce şaşırmadı Hakan. Sadece o an dokunmuş gibi hissetti Suna’ya. Bir süre açamadı, ne yazdığından çok, yazmış olması umurundaydı ve bu başlık ile az çok anlamıştı Suna’nın içinde bulunduğu durumu. O zaten hep anlıyordu Suna’yı. Sevmek, anlamak değimliydi? Sıkmadan sarıp sarmalamak yada. Evet, öyleydi..

Hola, Mi Amor,
Muy tarde en la noche cuando todo el mundo duerme, me quedo aqui pensando en ti, y como quisiera que tú también estés pensando en mi..
(*Gecenin geç vaktinde bütün dünya uyurken, ben ayaktayım, seni düşünüyorum ve tıpkı senin de beni düşündüğünü bilerek)


Dört ayda ispanyolcayı, aşkımızın dilini unutacağımı düşünmedin her halde :) Hatta geçen ay bir tercüme bürosunda çalışmaya başladım, fazla yoğun bir yer değil, iş oldukça gidiyorum. Bunun dışında babamdan kalan evi sonunda satabildim ve beni oldukça rahatlattı. Balkonu şirin bir bahçeye bakan ufak bir daire tuttum. Zamanla daha iyi bir yere geçmeyi düşünyorum. Öykü hafta sonları benimle kalıyor, Çetin ile mücadelemiz çok çetin geçti :) Sanırım yakında evlenecek olmasıda bizim işimize geldi, kafasını meşgul ediyor :) Öykü, babasının evleneceği hanımdan hoşlanmış, güleryüzlü iyi biri olduğunu söylüyor, buda iyi bir haber öyle değil mi? Tabi o evde ne kadar süre güleryüzlü kalabileceğini allah bilir! Her şey yolunda giderse yarıyıl tatilinde, en kötü ihtimalle yazın bir süreliğine oraya gelmeyi istiyorum..Tabi Öykü ile birlikte :) Tabi kabul edersen :)

Evet gece ile gündüzün birleştiği yerdeyim ‘alacakaranlık’ta..Neden tüm bunları seneler evvel yapamadım diye hayıflanıyorum. Şimdi üzerimden dökülen parçaları toplamak hiç kolay olmuyor ve dahası sensiz kalmak. Çok sık aramayışımın, yazmayışımın nedeni asla senden vazgeçtiğim anlamına gelmiyor. Sadece, hayatımda ilk defa kendi ayaklarımın üstünde durmaya çalışıyorum, ve bu hayatta tek başına olduğunu hissettiğinde çok daha kolay oluyor. Diğer türlü, sürekli annesinden güç alan, en ufak bir şeyde mız mızlanan bir çocuktan farkım kalmayacak, senin ilgin ve şevkatin karşısında. Bırak büyüyeyim. Korkularımla tek başıma yüzleşeyim, bu arada beni hep sevdiğini, düşündüğünü ve beklediğini bileyim bu bana yeter.

Çetin ile yıllardan sonra ilk karşılaşmamız tesadüflerin en korkuncuydu. Ondan korktuğumu, içimdeki sarsıntıyı belli etmemek için çok uğraştım. Başarabildim mi bilmiyorum ancak sonrasında çok hastalandım. Bir süre kendime gelemedim, tüm bunları anlatıp seni de üzmek istemedim o günlerde. Bir kere daha onu görmeye tahammülüm olabileceğini sanmıyorum, yinede Öykü’ye belli etmiyorum. Bir süre sonra daha iyi anlayıp kabullenecek olup bitenleri. Ha unutmadan ona senden ve ‘Dulce’ den bahsettim, benim aksime Öykü kedileri çok seviyormuş, ne yalan söyleyim kıskanç Dulce’yi bile özledim.

Öykü, çok hassas ve çok yetenekli bir çocuk, okulunda da oldukça başarlı olduğunu öğrendim. Her şeye rağmen Çetin’e bir anlamda kızımı iyi yetiştirip ilgilendiği için borçluyum. Biraz içe kapanıklığı var ama bu şartlarda normal sanıyorum. Anne olmanın hazzını yaşıyorum ve beni bu kadar çabuk kabullenip benimsediği ve affettiği için çok şanslıyım bunun için şükrediyorum. Selvi ve Cihan’ı biliyorsun, onlarında büyük desteğini gördüm, bu yüzden Çetin ile araları limoni.
Ankara’yı sorarsan, bildiğin gibi ne çok telaşlı nede gamsız. Geçen gün kuğulara ekmek attım senin yerine ve salatadaki kızarmış peynirleri yedim, sevmediğim halde, sen seviyorsun diye..Belki bir gün tekrar gelirsin ve biz tekrar akşamdan sabaha yol alırız caddelerde ayaklarımız ağrıyana dek.
Şimdi monütörün yanında ki fotoğrafımıza bakıyorsundur, üçüncü fincan çayını içerken en az beşinci telefon konuşmanı yapıyorsundur, ve arsız perdeler uçuşuyordur odamızda. Balkon kapısını ört ceryanda kalma.
Biliyorum, hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, artık seninle Madrid’te yaşamam olanaksız, Öykü’yü oraya getiremem ve onsuz da gelemem artık.

İçimden geçen binlerce kez teşekkür etmek sana. Gracias..Gracias..Gracias, mi amor. Herşey için..
Yine her zamanki gibi daldan dala atladım, aklıma geleni sırasını beklemeden yazdım. Neticede alışıksın buna, bak gülümsedin :)

Hasta la vista! Amigo..
SuNa..

..............................................
Yaz tatilinin son haftasıydı,
Elindeki kitabı yatağın üzerine bırakıp, çalan kapıyı açtı Suna.
_Siz Orhan Bey'in kızı Suna olmalısınız. Ben babanızın yanında stajyer avukat olarak çalışıyorum. Adım Çetin! dedi güzel gülüşlü genç adam..


Zaman kime sadık kalmış ki? Aldanışlarımız hep bundan..

BİTTİ



22 yorum:

bulut dedi ki...

Bu hikayeyi Berrin bile toparlayamaz derken, maille okuyucuya durumu izah etmek
fikri çok iyiydi. Ama hikayenin sonunda en başa dönmek benim için sürpriz oldu...

servet dedi ki...

mimledim hemşehrimi :P

mehtap dedi ki...

Canım iyi bayramlar öncelikle.tüm sevdiklerinle sağlıklı,huzurlu,mutlu nice bayramlar.
Öyküne gelince sonu gerçekten ilginç bitti.Ama anne-kız kavuşması güzeldi.Çünkü analık duygusu herşeyin önüne geçiyor öyle değil mi canım?sevgiler.

sufi dedi ki...

Sevgili Suna kızıyla kavuştu ya alacakaranlıktan zaten çıktı demektir.Herkes kendi yoluna... Suna ayaklarının üstünde durmaktan mutlu olacak zaten.Aşksız da kalmayacağı kesin görünüyor.Ellerine sağlık güzel noktalamışsın hikayeni derin bir ohh çektim.Sevgilerimle.

Yaşamın Kıyısında dedi ki...

Çok güzel bir bağlantı olmuş ve kimse üzülmemiş, tabi bizde.
Başka bir öyküde buluşmak dileğiyle.
Sevgiler...

banadair_berrin dedi ki...

bulut, sevet, mehtap, sufi, yaşamın kıyısında, yorumlarınız ve begenınız ıcın tesekkur ederım..
benım ıcıme sindi son bolum. aslında daha uzatabılmek ıcın cok malzeme vardı ama, tadında kalsın ıstedım.

Aylin Yaprak dedi ki...

Çok enteresan şekilde bir geçiş yapmışsın ve sondan bir önceki paragraf beni çok duygulandırdı nedense...En sonuncu dialog ise neler oluyor dedirtti,sahineler oluyor Berrin?Hani önce sonunu gösteren filmlerden mi bu hikaye yoksa çok iyi bir isim karşılaşmasımı yaşanacak bilemedim...Kolay gelsin devamında...

Aylin Yaprak dedi ki...

Hımmm pardon bitti yazısını şimdi gördüm,wooww süper bir bitiş olmuş ama yine de devamı gelmeliydi diyorum.Emeğine sağlık...

banadair_berrin dedi ki...

aylincim, önce sonunu degılde, sonunda en basını göstermıs oldum :) evet uzayabılırdı, hatta ben bu oykuyu roman bıle yapabılırdım :) karakterlerede cok alısmıstım :)tesekkur edıyorummm..

Ufkunötesi dedi ki...

Yorum yapmıcam bu kez :) yeterince şevk olmuş diye düşünüyorum.
Her son yeni bir şeyin başlangıcıdır.
Geçmiş olsun.

Cocukla Cocuk dedi ki...

İspanyolca başladığı mail kısmına bayıldım, aşkımızın dili tanımı. bence olabilecek en mutlu sonlardan. Ayrıca son paragraf ve cümle harika olmuş, başta anlayamadım tekrar okudum ama zaman ile ilgili cümleyle çok yakışmış. Süpersin, Berrin.

banadair_berrin dedi ki...

ufkun ötesı; tesekkurler..

cocukla cocuk; begenmene cok sevındım. cok tesekkur ederım :)

Adsız dedi ki...

sıla deriz ayrılıkların köyüne... sonra tüm yalanlarımızı akladığımız bir yer olur yada olay... kaldı ki hepsinden çıkıp yep yeni bir hayata hülle yaparız yasakları... Ben ceza çekenlerdenim... Aldatılamam... Efsunluyum... inanın buna yoksa çarpılırsınız... kikir...

Funda dedi ki...

Çok güzel bitmiş sonu çok iyi bağlamışsın. Yeni hikayeni bekliyorum ama sanırım hikyeden çok roman olacak :))
Hakan'ın da bu hikayenin sonunda az biraz da olması ilişkilerinin aşklarının yürkelerinde de olsa devam etmesi teselli oldu sanki okuyanlar için...
Tam istediğim sona yakın bir son olmuş :)

banadair_berrin dedi ki...

fundacım, ıstedıgın sona yakın olmasına sevındım:) emınım sen sunanın kızınıda alıp hakanın yanına kacmasını ısterdın ama yapamadı ıste :))

Funda dedi ki...

Berrin :))
Yapmasın zaten hakan onların yanına gelebilirdi ama :) nasılsa çetin evleniyormuş :P

banadair_berrin dedi ki...

hakan gelemez adamın düzeni var madrıdte..kolay mı herseyı bırakıp gelmek:)
çetinin canı cehenneme :))))))))

Funda dedi ki...

Ben bi el atıvereyim senin şu kahramanlara :)
Çetini de boğazlıyayım hazır elim değmişkende diğer kızcağızı da yakmasın :))

Ebruli dedi ki...

Tek kelime ile "Oykunun Oykusu" adli hikayen super, super olmus cok ama cok begendim. Ozellikle de sonu harikaydi. Bizi hayal kirikligina ugratmadigin icin cok tesekkurler sana...

Aslinda bir kitap yazsan hic de fena olmaz, Berrin. Kosa kosa sana imzalatmaya gelirdim kitabini. Bu da gorusmemiz icin bir bahane olurdu...
Hani biz bir ara bulusup, gorusecektik. Kaldi, ben gelemedim diye...

banadair_berrin dedi ki...

funda; bosver degmez elını kana bulamaya :)) bıttı gıttı ıste, ne hallerı varsa gorsunler kahramanlarımın..:)

ebrulı; vallahı sımartıyorsun benı:)begenmen cok hosuma gıttı.
kıtap ısı belkı olur, ve zevkle ımzalarım senın ıcın.. bulustugumuzda kahvelerımızı ıcerken :)
sahi görüşemedık..

creep dedi ki...

Açıkçası etkilendim.
Etkilendim!
Sabah sabah etkilendim.
Akşama kadar sürmesinden korkuyorum, etkilendim.

'Berrin' dedi ki...

uzun zaman geçmiş üstünden şimdi bende okudum baştan sonra..
ne yalan söyleyeyim bende etkilendim :)
teşekkür ederim.