
Bir resimle yola çıktım. Alt hız limiti 120 ile..Ve kulağımda bu şarkı..living next door to alice..
Thelma ve Louis'deki gibi belkide, normal yaşamlarını bırakıp yollara düşmek..Geriye hiç dönmemek istedim. Yazdan kalma bir sonbahar havasında sarı şeritli bir yolda lacivert gökyüzü altında, olabildiğince yalın, hazırlıksız, öylece..Çok çok hızlı gitmeliyim ki yetişemesin kötü günler ve boğazıma dizili kalmış hayaller..
Müziğin sesini iyice açtım, dikiz aynasına baktım, arkamdan gelen hiç bir şey yok, önümde ise bilmediğim yollar..İlk benzinlikte durup tarçınlı çörek yiyip kahve içmek, cebimde ne kadar para olduğuna bakmak ve kırmızı bir diş fırçası almak istiyorum. Sonrasında yolun rahatını, huzurunu yaşamak, bir balıktan vede kuştan daha şanslı olduğumu düşünmek ve şansımı zorlamak bu yolda, her zaman yapmadığım gibi.
Meksika sınırını bir kez geçmiştim, yanımda kızım, en yakın arkadaşım ve minik oğlu ile. Bu defa yalnız başıma başka sınırlardan geçeceğim..Bu yolu bu şarkıyı çok sevdim, birde dönüşü olmamasını..
***Bu yolu kendime bir başkasınıda Aylin'e seçtim.Bir benzinlikte karşılaşırmıyız ki :)