Bilenler bilir, ilklere imza atmayı ve gece aniden gelen ilginç fikirlerim vardır :) Buda onlardan biri.. Bazı blogcu arkadaşlarımla fikir alış verişi yapmamız gerekebiliyor yada sadece bir merhaba demek için uğradığımızda son eklediği yazıya yorum yaparak yazışıyoruz.İşte bunu pratık ve zevkli hale getirmenin yolunu buldum :) Her ay arşive eklemeyi düşündüğüm 'mesaj kutusu' başlığını açıyorum.. Herhangi bir mesajınız varsa sinyal sesinden sonra bırakabilirsiniz :) bıppppppp
Eğer yeniden başlasaydım hayata İkincisinde daha çok hata yapardım Kusursuz olmaya çalışmaz, Sırt üstü yatardım Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar Çok az şeyi ciddiyetle yapardım Elbette mutlu anlarım olurdu ama, Yanlız,mutlu anlarım olurdu. Farkındamısınız bilmem, yaşam budur zaten Anlar, sadece an'lar... Sizde an'ı yaşayın. Eğer yeniden başlayabilseydim, İlkbaharda ayakkabılarımı fırlatır atardım Ve sonbahar bitene kadar Yürürdüm çıplak ayaklarla Bilinmeyen yollar keşfeder, Güneşin tadına varır, çocuklarla oynardım Bir şansım daha olsaydı eğer... Ama işte 85'imdeyim Ve biliyorum Ölüyorum... Jorhes Loıs Borges Bu şiiri her gün okumalı aslında..ve her yeni günün kıymeti bilinmeli..Doyasıya yaşanmalı..Zaman öyle çabuk geçiyor ki bir gün geriye baktığımızda yaptıklarımızdan çok yapmadıklarımızdan pişman olacak olmamız çok acı verici olacak..Her günü son gün gibi, son günümüzü de istediğimiz gibi yaşayalım..
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır parlayacak! O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül... ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal. Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklal.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım; Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar. Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar, 'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın, Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı! Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı. Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ, Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli: Değmesin ma' bedimin göğsüne nâ-mahrem eli! Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli- Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım. Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım; Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım!
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet, Hakkıdır, Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
evvelzamaniçinde beni sobelemiş ve şuanda okuduğum kitabın 187.sayfasını yazmamı istemiş :) okuduğum iki kitap var birazdan 187.sayfalarını yazacağım.Bende enes'i sobeliyorum..
Bitmek üzere olan kitabım the secret ve 187.sayfasında secret'e katkısı bulunan LEE BROWER ve JACK CANFIELD adlı zat_ı muhteremlerle ilgili kısa bilgiler var. Secret demişken biraz kitaba da değineyim.Aslında kimsenin bilmediği bir sır değil bu,olumlu düşünme temeli üzerine kurulmuş bir kitap.Daha önce okuduğum % 100 düşünce gücüne çok benziyor.Kısaca hayattan ne istersen onu yaşarsın diyor ve yine bizim ' korktuğum başıma geldi ' cümlesinide bir anlamda açıklamış oluyor.Mucizevi bir kitap olmasada benimde düşünce anlayışıma yenilikler getirdiğini söyleyebilirim. ' hislerimiz ne düşündüğümüzden haberdar olmamız için bize verilmiş en müthiş armağandır ' kitaptan alıntı bu cümle ile secret dosyasını kapatıyorum :)
Gelelim Secretle eş zamanlı okuduğum kitap ' İTALYANCA AŞK BAŞKADIR 'a MAEVE BINCHY 'nin yine akıcı hoş anlatımlı kitaplarından, şimdiden bir kaç italyanca kelime bile öğrendim :) Henüz okumadığım 187.sayfasına kısaca göz atalım..
Lou on beş yaşındayken üç sopalı adam babasının dükkanına girmiş sigaraları ve kasadaki paraları almışlardı.Aile fertleri tezgahın arkasında korkuyla büzülmüş beklerken dışardan bir gardanın sesi duyulmuştu. Lou hemen hızla adamların en iri yarısına 'arka kapıdan,duvardan atlayın' demişti...diye devam ediyor. Maeve Binchy'nin kitaplarını uzun soluklu ve akıcı bir şeyler okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Yeni hayat diye bir şey yoktur, senden kalanlar eskiyse..
Kaybetmek istemiyorsan, çok sevmeyeceksin. Gözün değecek ama gönlünü değdirmeyeceksin. Sevgi alıcı bir kuş olur kimi zaman, ömrü kısa olan.. 08:50
Bir zamanlar Alice bendim, harika bir diyardaydım.
Şimdi maça dokuzluyum..
10:25
hey! Abidin, ben fırçaları çoktan attım..parmaklarımla yetmediği yerde tırnaklarımla yapıyorum mutluluğun resmini.12:55
sessiz çığlıklar sağır edicidir.. bağırdığın kişi duyduğu an , bir daha duymaz olur.. 11:05
huzur kırıntılarını kuşlar gagalıyor içimde ve bu beni gıdıklıyor :) 15:05
Ask asi bir kus gibidir Uslandiramaz onu kimse Adini cagirmak bosuna O istemezse hic gelmez Bagirmak ve tehdit bosuna Biri cok konusur, biri aptal Fakat ben susani sectim Hic konusmasa da sevdim. Ask bir cingene cocugu Hic bir kural tanimaz o Sen sevmesen de ben severim Ve seversem seni Kolla kendini... CARMEN
Dört seneye dört mevsim düstü Her biri bir yıl sürdü Mevsimlerin en güzeli gülüsündü Her yıl bir isim verdim sana... UMUT dedim DENİZ dedim YAGMUR dedim Bu seneki ismin de ISIK...olsun..bebegim...
temmuz 2007
Hayat akıp giderken avuçlarımdan eğilip yerden toplayamıyorum parçalarımı ve herşey için çok geç demek için belki de çok geç..