Canan Tan'ın Toplam üç kitabını okudum son bir kaç ayda. İlki Piraye idi. Çevremdeki herkesten daha az etkilemişti beni. Dizi senaryosu gibi bir anlatımı vardı. YÜREĞİM SENİ ÇOK SEVDİ'yide bir umut almıştım. Okumaya başlayınca Piraye ile aynı havada olduğunu anlayıp bir kenara bıraktım. Bir süre sonra okuyacak kitabım kalmayınca tekrar okumaya başladım bir kaç günde bitirdim. Son olarak EN SON YÜREKLER ÖLÜR kitabını da tatildeyken fazla seçme şansım olmadığı için alıp okudum. Bu üç kitap konuları farklı olsada anlatım açısından aynı. Özellikle de üç kitabın da kadın baş kahramanı aynı karakterde diyebiliriz.
GÜÇLÜ İDEALİST DİŞİYLE TIRNAĞIYLA BİR YERLERE GELMEYE ÇALIŞAN GURURLU KETUM AŞKA MESAFELİ DUYGULARINI BELLİ EDEMEYEN VS VS yani bana göre kitap için biraz sıkıcı tipler . Karşılarında ki erkekler ise, belli karizmaları olan, doğal, sevimli, içten, sıcak kanlı, aşka aşık ve yürekliler..Böyle bir tezat işte :)
Canan Tan'ın edebiyat çevrelerinde kabul görmediğini okumuştum gazetede. Kafanızı dağıtmak kendi yaşamınızdan uzaklaşmak isterseniz bu kitapları okuyabilirsiniz. Arada gözlerinizin dolmasına aldırmayacaksınız. Burun direklerimizi sızlatmayı iyi biliyor yazar. Bir film yada dizi gibi sürükleniyor sayfalar. Canan Tan'ın iletişim adresine atacağım e postada acilen kadın kahramanlarının karakter yapısında değişiklik yapmasını önereceğim. Hep aynı hep aynı fazlasıyla basit ve sıkıcı olmasına neden olup okur kaybedecek diye düşünüyorum. En azından ben, boş anıma gelmeden diğer kitaplarını okumam. Ayırd etmek ne kadar doğru olur bilmiyorum ama bu kitaplar daha ziyade bayanlar için yazılmış gibi hatta yanında bir avuç çekirdekle daha iyi gidebilir :)
Didim'de kitapçıdaki adam EN SON YÜREKLER ÖLÜR'ü alan hanımın birine, 'bu kitabı al yanına bir pakette selpak al ablaaa' diye söyleniyordu :)
Sonu mutlu bitmeyen aşklarda sürüklenip yüreğinizde dokunuşlar hissetmek ve beyninizi uyutma ihtiyacındaysanız bu kitaplar bire bir.
"Biliyorum, imkânsız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime..." demişti Murat.
"Çünkü, Yüreğim Seni Çok Sevdi!.." Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını.
"Yüreğim seni çok sevdi
o yürek talan
o yürek yangın yeri
o yürek seni istiyor bir tek seni...
" Aslı ile Murat’ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği kadar gerçek...
Kitabın sonu şu cümlelerle bitiyor..
Bir adın kalmalı geriye, birde o kahreden gurbet. Beni affet, kaybetmek için erken sevmek için çok geç..

Bu kez yazar, aşk'ın yanı sıra organ nakli konusuna da dokundurmuş kalemini. Yaşamla ölümün kıyasıya savaştığı yol ayrımında geçen çarpıcı bir öykü. Yanı başımızda yaşanıyormuşçasına gerçek...
"Sen, gözlerinden ateşler saçarak, zehirli oklarını bana yöneltirken, ben sana âşık oldum Nehir...""Sen, tüm şatafatlı tanımlardan sıyrılıp en doğal halinle, yaramazlık yapan çocuklar gibi boynunu bükmüş bağışlanmayı beklerken, ben sana âşık oldum Deniz..."Yüreklere düşen ilk kıvılcımlar...
Sonsuza dek süreceğine inanılan aşk, mutluluk... Ve o uğursuz kaza Kadının belleğinde kalan son sözcükler... "Sıkı tutun Nehir..."